Champions League etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Champions League etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2009 Perşembe

Teyakkuz


Domuz gribi tedbirleri yeşil sahalara da iyice girdi..İşte Dinamo Kiev taraftarları.

Dakika 90 - Liverpool için Yolun Sonu Mu ?


Maç başlarken ilgimi ilk çeken Liverpool'un göğüs reklamı olmayan formalarıydı. Reklamsız forma çok nostaljik gözüküyor ama nedenini de merak ettim. Liverpool'un forma sponsoru önümüzdeki sezon için değişiyor ama bu maçta niye yoktu anlayamadım. Bu arada Lyon da reklamsız formayla sahadaydı ,bu maça özel reklam yasağı mı var, nedir ?

Liverpool son 10 yılda kimseden bu yıl Lyon'dan çektiğini çekmedi Şampiyonlar Ligi'nde..

3.maç gününde Anfield'de 1-0 önde girdikleri ilk yarının ardından kabus gibi bir son 20 dakikanın sonunda 90+ 'da yedikleri golle 2-1 mağlup olmuşlardı. Bu maçın üstüne 4.maçlar Liverpool için hayati önem taşıyordu.

Lyon 7 , Fiorentina 6 , Liverpool 3 puanla 4.maçlara çıktı ;

Liverpool kazanamazsa Kaf Dağı'nın ardına gidecek gruptan çıkma şansını 87.dakikada Babbel'in attığı şahane golle yeryüzüne indirmişti ; nasıl da rahatlamıştı Benitez..


Sonra iki kez üstüste olmayacak şey oldu ;
90. dakika yeşeren umutları bu kez de Lisandro sararttı..


Lyon 10 , Fiorentina 9 , Liverpool 4 oldu 5.maçlardan önce..

Fiorentina Lyon'u yenerse ; Liverpool Galatasaray'la Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi'nde rakibi olacak.

4 Kasım 2009 Çarşamba

15 ; Shevchenko - Inter İlişkisi


Sheva'nın kariyeri boyunca Inter'e attığı gol sayısı..

1999'da San Siro'da 2 - 1 Milan'ın galibiyetiyle biten derbide ilk kez havalandırmıştı Inter filelerini ; 10 sene boyunca oynadığı tüm Inter maçlarında bunu 13 kez daha yapmıştı..Dün, kariyerinin yaprak dökümünde döndüğü baba ocağı Dinamo Kiev'in formasıyla da boş geçmedi.


Ölüm grubunda Rubin Kazan - Barcelona maçı 0 - 0 bitince bu gol D.Kiev'i Barca , Inter ve R.Kazan'ın önünde lider yapacaktı ki , o son 4 dakika devreye girdi. Inter 87 ve 89'da bulduğu iki golle 85'te grubun dibinde girdiği 5.maçlara 90.dakikaya gelindiğinde lider olarak başladı.

3 Kasım 2009 Salı

Bienvenido Ronaldinho


Barcelona'da yaşadığım iki sene boyunca tavan üstü tavan yapmıştı..Dünyanın yeni bir numarası hem sahada hem pazarlama anlamında parlıyordu.

Sonra, her ikonik Brezilyalı oyuncuda olduğu gibi onda da istikrar ve devamlılık sorunu baş gösterdi..Başka şeylere merak salmaya başladı , fazla gelen yeteneğine güvendi , her zaman olduğu gibi yetenek yetmedi.

Camp Neu'dan San Siro'ya geçişi de şaşadan uzaktı ama herkesin içinde bir umut vardı; Ronaldinho Milano'da geri gelecekti. Olmadı ; iki senede yaptığı olumlu işler hanesine Inter derbisinde attığı bir muhteşem kafa golü dışında hiçbirşey yazdıramadı.

Dün bi gözüktü San Siro'da..O da penaltı noktasında..

21 Ekim 2009 Çarşamba

Unite Against Racism


UEFA'nın sosyal sorumululuk konseptlerinden biri ;

Unite Against Racism ..


Yalnız burada sloganın muhataplarından siyahi Lyon'lu arkadaşımızın boş bakışları beni cezbetti. Bu adam bu halle bu maçı iyi çıkarmış !

D Smart'ta Şampiyonlar Ligi Festivali


Bu dijital platformlar futbol olmasa batar hatta hiç kurulamazdı diye düşünüyorum.

Her yeni şifre kutusu veya platform çıktığında itinayla önce iki hafta direnip sonra alan futbol bağımlılarındanız tabii..Sonuçta evdeki dekoderler bölümüne D Smart'ı da katmak zorunda kaldık. Dün de ilk kez Şampiyonlar Ligi maçlarının yayınında seyrettim kendisini..

İnanılmaz güzel bir yayındı. Önceki yıllarda Şampiyonlar Ligi'nin tadını yeteri kadar çıkaramamışım diye düşündüm maçlar bitince , öyle güzeldi.

Stüdyodan yapılan bir yayın ve ekranda Şampiyonlar Ligi'nde oynanan tüm maçların görüntüleri var arka tarafta ; bir tane ana maç yayını var (dün için Barca-R.Kazan) ama bir yandan da hangi maçta gol olursa aynı anda o maça bağlanıyoruz merkez stüdyolarından. Eskiden Cenk Koray'ın Tele Pazar'ı vardı, onun şampiyonlar ligi versiyonu. Gerçekten büyük bir keyif ve organizasyonun büyüklüğünü daha da iyi yaşıyor insan. Tüm maçların heyecanına hakim olabiliyorsun.

Dün gece de ekstra heyecanlıydı maçlar ;
Urziceni Glasgow Rangers'a deplasmanda azap oldu resmen ; 1 - 4 kazandılar. Bütün goller defans oyuncularından birine çarpı girdi gerçi ama Rangers'da bayaa bir taş yerinden oynar ,


Sevilla iğrenç formasıyla Stuttgart'ı deplasmanda dağıttı ; 1 - 3

Liverpool - Lyon maçı bir başka bombaydı. İlk yarıyı vasat bir futbolla 1 -0 önde bitiren Liverpool 75 ve 90+'da yediği iki golle Anfield'da Lyon'a 3 puanı verdi. Lyon'un ilk golünden önceki Reina'nın üstüste 3 kurtarışına yazık oldu.





Romanya'da Debreceni Fiorentina maçında da goller yağdı ; 3 - 4. Debreceni ilginç bir takım , ikinci yarı dar ettiler İtalyanlara sahayı ama beraberliği yakalayamadılar.

Barcelona 1 - Rubin Kazan 2


Dün gece Şampiyonlar Ligi maçları için İddia oynayanlar kuponlarında 1 maçı tutturabildilerse bile helal olsun diyeceğim..

Böyle sürprizlerle biten bir gece uzun süredir hatırlamıyorum. Neredeyse tüm favoriler kaybetti , ev sahipleri yıkıldı, her maç üst bitti.

Barcelona - Rubin Kazan maçı , tarihinde 3. şampiyonlar ligi maçını oynayan Rubin Kazan'ın bu kısa tarihe sıkıştırdığı ilk destanla bitti. Barcelona taraftarı için ise "şişerek biten bir gece" oldu. Maçın 75. dakikasında topla oynama yüzdesi Barcelona adına %79 , maçın skoru ise Kazan lehine 1 - 2 idi. Sonra Barcelona o yüzdeyi daha da yükseltti ,uzatma dakikalarında bile topu direkten döndü ama R.Kazan 3 puanı hem de Gökdeniz Karadeniz'in golüyle aldı gitti. İşte burası yeni bir paragrafı hak ediyor ;


R.Kazan'ın dün akşam Neu Camp'taki oyun planı Gökdeniz üzerineydi. Tek forvet arkası Dominguez ile çıkmışlardı sahaya ama esas gol planları Gökdeniz'in orta sahadan rakip defansın ara ve arkasına yapacağı koşulardı ve özellikle ikinci yarı muhteşem oynadı Trabzonlu; Barcelona rakip sahada 1000 pas yapıp bir arpa boyu gidemezken R.Kazan'ın topu tutup çalım atan tek oyuncusu, tek tehditiydi ,tehdit gerçek oldu sonunda.

Bazı durumlar bazı zamanlara denk gelince insanın bunun üstüne klişe edebiyatı yapması da neredeyse zorunluluk haline geliyor. Ben şimdi niye bu Gökdeniz'in Milli Takım'da olmayışını sorgulamayayım ki..Bu seviyelerde top oynayan ve bu kadar da etkili olan bu adamın Milli Forma hakkıydı diye düşünüyorum. Bu maçın tam Terim'in istifasının üstüne oynanmasını da Tanrı'nın hocaya bir şakası diye yorumluyorum..

Bir yorum da formalara..
Bu sene Barcelona'nın ince çubuklu home formasını hiç beğenmiyorum. Taklit gibi duruyor o efsane forma. Ama dünkü maçta R.Kazan'ın giydiği forma gördüklerimin en kötülerinden biri. Çirkin bir koyu yeşil , anneanne kumaşında bir t - shirt üstüne o red bull logosuna benzeyen dev logo..Bir de teknik direktörlerinin elindeki tespih ve ağzındaki dualarla tam İslam takımı olmuşlar.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Rain Rain Rain..Beatiful Rain..

Dün akşamki Chelsea-Porto maçı..
Londra'nın meşhur yağmuru..

Ve futbolcunun Tanrı'ya dönüşü..




Meşin Yuvarlak


Yeni Şampiyonlar Ligi topu da dün sahalara indi..FINALE 9..


adidas'ın Şampiyonlar Ligi sponsorluğu için geliştirip ürettiği Finale serisinin 9.çocuğu..Her sene olduğu gibi bu yıl da Mayıs ayındaki final maçı için özel bir top olacak; Finale Madrid.

Şampiyonlar Ligi topu her zaman için futbolcuların oynamayı en sevdiği top olmuştur, bu seferkinin tasarımı daha da bir güzel olmuş.

Kabız


Beşiktaş'ın bu sezonun başından beri oynadığı futbolu bu kelime çok güzel anlatıyor ; KABIZ..

Çaba var ; istek var ; ucuna kadar da geliyo ama nafile..Bir türlü son aksiyon gerçekleşmiyor..

Mustafa Denizli bu kadroyla Galatasaray maçına çıksa Galatasaray'ın işi daha zor olurdu. Takımı kabız yapan faktörlerden birisi Nihat'tı..Adamın suratından isteksizilik , mutsuzluk, olduğu yeri yadırgama akıyor bu sezon. Mustafa Denizli O'na kementi ilk 5 maç atmadı, gitti Nihat'ın sezon başından beri belki de en istekli oynayacağı ve tecrübesinden en çok faydalanacağı maç bu iken Nihat'ı bu maç aldı yanına.


İsmail Köybaşı yerine İbrahim Üzülmez zaten Allah'ın emriydi. Galatasaray maçı için de öyleydi aslında ama hoca İsmail'i oynatmıştı. Bu tarz zorluk derecesi yüksek maçlar ve savunulması zor kanat oyuncuları karşısında İsmail olmaz , olmayacak..


Holosko varsa ilk O'nu yazarım sonra gerisini..

Nobre sağlamsa tek forvette büyük maçlarda hep Nobre oynamalı ;

Yusuf kanatta olmaz , ortada bile zor olur ;

Tello sağlamsa oynar..

En önemlisi ise Ekrem Şampiyonlar Ligi oynayan Beşiktaş'ın orta sahasının göbeğindeki adam olmamalı. Orta sahada yanyana Ekrem ve Fink olunca kabızlık oradan başlıyor zaten..Takım oyunu tutabiliyor ama o kadar..Ötesine geçemiyor.


Sir Alex ise 3 puanı beklediğinden zor aldı heralde. Son yarım saatteki Berbatov - Owen katkıları ve onlarla gelen taktik değişiklik Beşiktaş'ı zorladı ve çirkin adam Scholes'la aradıkları altını buldular. Rooney Çarşı'yı kızdırmıştı önceden , onlar da O'nu kızdırdılar..Alex Ferguson'un en sevmediği hareketleri yaptı çıkarken , çıkışından sonra gol de gelince bütün tepki boşa gitti, Ferguson kesecektir cezayı..

Valencia biraz çakma Ronaldo gibi oynuyor. Kısa süreli Ronaldoluklar yapabiliyor ama Manchester'ın da bir miktar güç kaybettiği açık.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Bir Zamanlar Kral İdi Mısır'a..


Bu gece Şampiyonlar Ligi kura çekimi var ; benim de o kura çekiminde ilgimi çeken birşey ;

Transfere 3 günde 250 milyon € harcayan ;
Dnyanın en çok bilinen , birçokları tarafından en büyük futbol takımı olarak kabul edilen ;
Los Galacticos Real Madrid 2.torbada !!

1.TORBA PUAN

------------------------

Barcelona 121.853
Liverpool 118.899
Chelsea 118.899
Man. United 111.899
AC Milan 110.582
Arsenal *4 106.899
Sevilla 100.853
B.München 98.339

2.TORBA PUAN

------------------------

Olympique Lyon *4 91.033
Internazionale 87.582
Real Madrid 78.853
CSKA Moscow 71.525
FC Porto 68.292
Sporting Lisbon *3 68.292
AZ Alkmaar 64.826
Juventus 63.582

3.TORBA PUAN

------------------------

Glasgow Rangers 56.575
Olympiakos *3 52.633
Olympique Marseille 48.033
Dinamo Kiev 46.370
VfB Stuttgart *4 45.339
Atlético Madrid *4 41.853
Girondins Bordeaux 40.033
Beşiktaş 32.445

4.TORBA PUAN

------------------------

Kopenhag ** 26.890
VfL Wolfsburg 21.339
Standard Liège 21.065
Maccabi Haifa ** 17.050
FC Zürich *3 14.050
Rubin Kazan 9.525
Unirea Urziceni 8.781
DVSC Debrecen ** 1.633

28 Mayıs 2009 Perşembe

Campeone!


Barcelona zaten maça 1 - 0 önde başladı. Bir takımın Şampiyonlar Ligi Finali gibi tarihi bir geceye home forması yani herkesin onları bildiği tanıdığı klasik formasıyla çıkması önemlidir.

Manchester United "Kırmızı Şeytanlar"dır. Futbolcuları klasik kırmızı formayla sahaya çıktıklarında kendilerini daha iyi hissederler , taraftarlar da..Keza Barcelonada parçalı bordo mavi formasıyla kazınmıştır dünya futboluna..Bu maçta piyango Manchester'a vurmuştu. "Şeytanlar", "Melekler" gibi çıktı sahaya bembeyaz..Santrada Barcelona 1 - 0 öndeydi zaten parçalı klasik formasıyla..


Dünkü yazımda Alex Ferguson'un Pep Guardiola'ya tecrübesiyle ağır bastığını söylemiştim. Bir kez daha gördük ki akıl yaşta değil başta , keramet de futbolculardaymış. Barcelona her şeyiyle ağır bastı dün gece. Manchester United bir Şampiyonlar Ligi finalinde düşülmeyecek hallere düştü. İkinci yarı bir 20 dakika dalga bile geçti Barcelona. Hiç top vermeden sürekli bir akış halinde oynadılar. İngilizler anlamsızca adam kovalamaktan yorulup maçı bıraktılar. Alex Ferguson, Cristiano Ronaldo, Rooney hepsinin gururu incinmişti , sinirleri ve hazmedemediklerini her hareketleriyle gösterdiler.


Maçtan önce bütün dünya Messi mi Ronaldo mu diye tartışıyordu. Tabii ki Messi ama bence Xavi ve İniesta..Bu adamlar orta sahada lime lime futbol dokuyor , oyunu işliyor, rakibi bitiren pas trafiğini onlar şekillendiriyor.



Guardiola da abarttı biraz , insan ilk sezonunda herşeyi kazanırsa sonraya heyecanını nasıl taşıyacak di mi!!


Bu sene İspanya'da Katalanlar şov yapacak, onlar eğlenecek, onlar konuşacak..

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Bir Başka Final


Şampiyonlar Ligi Final maçı dünyanın en çok izlenen spor etkinliği. Yani, spor markalarının veya sporu pazarlama iletişim aracı olarak kullanan markaların mesajlarını en çok kişiye duyurabilecekleri, en yaygın reklamı yapacakları olay..Onlar da bir yıldır ürünlerini , kampanyalarını, lansmanlarını, sponsorluk sözleşmelerini bu gala maçına göre yapıyorlar. Bu maçta en son ve en gelişmiş ürünler ilk kez ayaklarda olacak ,sezon kampanyaları ilk kez ekranlarda dönecek, markalar da kendi aralarında yarışacaklar.

Messi adidas'ın futbol yüzü ,
Ronaldo Nike'ın ikonu ,
Eto'o Puma'nın en büyük yıldızı ,
Henry ve Giggs de Reebok'ı temsilen yarışmaya katılıyorlar.


adidas, hem F50i Tunit kramponlarının Cyan renkli en son versiyonunu ilk kez sahalara Messi ile bu maçta çıkaracak hem de yeni futbol kampanyası "Her Takımın Bir Kıvılcım'a ihtiyacı vardır"'ın dünya televizyonlarında lansmanını yapacak. Kampanyada Messi'ye Zinedine Zidane eşlik ediyor.

Cristiano Ronaldo Nike Vapor Superfly ile ;
Henry ve Giggs de Reebok'ın en son kramponu Instante ile ilk kez boy gösterecek.
Eto'o ise Altın sarısı Puma King Gold ile oynayacak.

Bakalım bu savaştan kim galip çıkacak..

Final Countdown - Rome 2009


Çok güzel oldu finalin aktörleri..

Oscar Töreni'nde En iyi erkek oyuncu ile En iyi kadın oyuncu ödüllerini alan iki oyuncunun oynadığı yılın en iyi filmini izleyeceğiz sanki..

Yönetmen de önemli tabii. Bu maçın yönetmeni Sir Alex Ferguson olur , Guardiola da parıldayan yeni nesil yardımcı yönetmen. Sir, yarı finaldeki Chelsea-Barcelona eşleşmesini mutlaka baz alacaktır, Hiddink'in Barca'yı nasıl kitlendiğini ve bu sezon bunu yapabilen tek takım olduğunu da hesaba katacaktır. Orta sahada Barcelona'nın yoğun ayağa kısa pas trafiğini bozacak, sürekli topun oynanabileceği alanlarda kalabalık duracak ve yaratıcılığa imkan vermeyecek.


Guardiola ise Cristiano Ronaldo'yu ancak kademeli bir savunma ile kitleyebilir , O'nun dışında tüm birebirlerde Ronaldo ezer geçer..Eto'o United'ın fizikli savunması ile boğuşurken Henry ,Inıesta, Messi ve Xavi de O'nun açtığı kanallardan geçmeye çalışacak.

Gönlümde Barcelona , mantığımda Manchester önde gidiyor..

6 Mayıs 2009 Çarşamba

90 +3








Visca El Barca y Visca Catalunya



Futbolu bu kadar seyir zevki yüksek bir oyun haline getirdikleri, dünyanın her tarafındaki futbol seyircilerini pasa, gole, hücuma doyurdukları için bu final Barcelona'nın hakkıydı..
O gol de , bu sene yaptığı inanılmaz çıkışla adını dünyanın en önemli orta saha oyuncuları listesinin başlarına taşıyan İniesta'nın..

Avuç patlatan bir alkış da , gittiği her takımda hem de çok kısa vadede kalıcı değişiklikler yapan, o takımı bulunduğu tüm yarışmalarda sonuna kadar taşıyan, taktik dehası Hiddink'in ve Şampiyonlar Ligi'nde son 5 yılda 4 kere yarı final, 1'inde de final oynayan Chelsea'nin hakkı..

Objektife Takılanlar # 3



Muhteşem oynadı Park , açılış golünü böyle attı , 3.golde orta sahadan topla kontratağa çıkış ve Rooney'e attığı pas da mükemmeldi.


Tek başına hücum alanını kaplıyor , oradan oraya deli gibi 50-60 metrelik koşular yapıyor, gol atıyor, asist yapıyor, ve bunu istikrarla her seviyede her maçta yapıyor. Çaresi yok..


Seversin tabi , böyle takım arkadaşım olsa ben de severdim..


Emre Belözoğlu vakası , Fletcher finalde yok..Kaptan Ferdinad takımın herşeyiyle ilgili , kimini seviyor , kimine kızıyor..