Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2009 Pazartesi

Barcelona 6'lıyı Buldu


2009 senesine sığan tam altı kupa..
Zaten yarıştığın kulvar sayısı da altı..Hepsini kazanmışlar..

Pep Guardiola kariyerinin ilk yılında ömürlük cv yapmış..


Pedro , altyapıdan bu sene takıma çıkmış , kazanılan bu 6 kupanın tamamında gol kaydederek ayrı bir rekor kırmış.. Bir de bunu takımda sırasıyla Messi, Eto'o, İbrahimovic, Henry, Krkic gol ayakları olarak duruken yapmış..


Messi önce France Football'un yılın futbolcusu ödülünü kazanmış ;
Şimdi de FIFA Yılın Oyuncusu ödülünün en büyük adayı; toplam 5 adaydan da 3'ü Barca'dan..



Daha da yazıp uzatmaya gerek yok ;
Tarihin en büyük takımı oldular ; son imzayı atarlerken THY da onların yanındaydı..
Guardiola'nın arkasındaki ropörtaj panosu paha biçilir mi yaa?
Hakkı Abi, sen söyle..

14 Aralık 2009 Pazartesi

Feel Like A Star - Barca & THY


Yakın tarihimizin, belki de tüm tarihimizin en büyük sponsorluk anlaşmalarından biri ile ilgili de birkaç cümle yazmak gerek heralde.

UEFA Kupası'nda çeyrek finale çıkmışcasına sevindim veya Galatasaray Messi'yi almış gibi hissettim..

Çok gurur verici ; formasına tarih boyunca paralı hiçbir sponsor almayan ve sponsorluklarına çok titiz yaklaşan Barcelona'yı Türk Hava Yolları uçuracak artık..

Tam 9 milyon € bedelli ,3 senelik bir anlaşma yapıldı THY ile El Barca arasında..

Bu anlaşma ile THY , Barcelona'nın 5.ana sponsoru oldu.
İlk 4'ünden ikisi lokal(Catalan) markalar ; diğer ikisi(Nike ve Audi)ise globaller. Yani , dünyanın en iyi futbol takımına sponsor olabilen 3 global markadan birisi Türk Hava Yolları.

THY, bundan sonra Barcelona logosunu ve ismini iletişim çalışmalarında kullanma hakkına sahip olacak ,saha kenarı ve ropörtaj panolarında ise THY logosunu göreceğiz.

Buna karşılık, THY Barcelona'nın adı ve logosunu taşıyan bir Airbus ayıracak El Barca için ve Katalan takımını her yere bu uçakla taşıyacak.
Şampiyonlar Ligi Finali için gidecekleri memlekette uçaktan inerlerken çekilip bütün dünyada yayınlanacak görüntülerde bir Türk bayrağı da olacak..
Eheh , takım gönderemedik bir türlü o kadar yükseklere ; bari uçak gönderelim, biz milletçe onunla da avunuruz..

Bu, THY için çok büyük bir adım. Zaten, dünyada saygın bir adı var THY'nin ama Barcelona sponsorluğu da bunun üstüne bir imza gibi..
"Biz dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden biriyiz ; birincisi bile olabiliriz" demek bu aslında..
Emirates nasıl bu kadar büyüdü , nasıl dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden biri oldu biliyor muyuz? Peki Arsenal'in 7-8 yıl önce yaptığı yeni stadının isim sponsoru kim?
İşte , Emirates'i dünyanın tepesine taşıyan, marka bilinirliğini en yüksek seviyeye çıkartan bu sponsorluk stratejisiydi.
Bu yoldan giden THY'ye başarılar diyelim ; kazasız belasız uçuşlar diyelim..Aman ha! Ağzınızdan yel alsın..
Ortaklığın ilk uçuşu Dünya Kulüpler Kupası'na ; AbuDabi'ye idi..Sorunlu bir başlangıç oldu THY için..İspanyollar, kaşıkçı elmaslarını Türklere kaptırdıklarına çok da mutlu gözükmüyorlar , bürokratik sorunlar çıkarmışlar..

21 Ekim 2009 Çarşamba

Barcelona 1 - Rubin Kazan 2


Dün gece Şampiyonlar Ligi maçları için İddia oynayanlar kuponlarında 1 maçı tutturabildilerse bile helal olsun diyeceğim..

Böyle sürprizlerle biten bir gece uzun süredir hatırlamıyorum. Neredeyse tüm favoriler kaybetti , ev sahipleri yıkıldı, her maç üst bitti.

Barcelona - Rubin Kazan maçı , tarihinde 3. şampiyonlar ligi maçını oynayan Rubin Kazan'ın bu kısa tarihe sıkıştırdığı ilk destanla bitti. Barcelona taraftarı için ise "şişerek biten bir gece" oldu. Maçın 75. dakikasında topla oynama yüzdesi Barcelona adına %79 , maçın skoru ise Kazan lehine 1 - 2 idi. Sonra Barcelona o yüzdeyi daha da yükseltti ,uzatma dakikalarında bile topu direkten döndü ama R.Kazan 3 puanı hem de Gökdeniz Karadeniz'in golüyle aldı gitti. İşte burası yeni bir paragrafı hak ediyor ;


R.Kazan'ın dün akşam Neu Camp'taki oyun planı Gökdeniz üzerineydi. Tek forvet arkası Dominguez ile çıkmışlardı sahaya ama esas gol planları Gökdeniz'in orta sahadan rakip defansın ara ve arkasına yapacağı koşulardı ve özellikle ikinci yarı muhteşem oynadı Trabzonlu; Barcelona rakip sahada 1000 pas yapıp bir arpa boyu gidemezken R.Kazan'ın topu tutup çalım atan tek oyuncusu, tek tehditiydi ,tehdit gerçek oldu sonunda.

Bazı durumlar bazı zamanlara denk gelince insanın bunun üstüne klişe edebiyatı yapması da neredeyse zorunluluk haline geliyor. Ben şimdi niye bu Gökdeniz'in Milli Takım'da olmayışını sorgulamayayım ki..Bu seviyelerde top oynayan ve bu kadar da etkili olan bu adamın Milli Forma hakkıydı diye düşünüyorum. Bu maçın tam Terim'in istifasının üstüne oynanmasını da Tanrı'nın hocaya bir şakası diye yorumluyorum..

Bir yorum da formalara..
Bu sene Barcelona'nın ince çubuklu home formasını hiç beğenmiyorum. Taklit gibi duruyor o efsane forma. Ama dünkü maçta R.Kazan'ın giydiği forma gördüklerimin en kötülerinden biri. Çirkin bir koyu yeşil , anneanne kumaşında bir t - shirt üstüne o red bull logosuna benzeyen dev logo..Bir de teknik direktörlerinin elindeki tespih ve ağzındaki dualarla tam İslam takımı olmuşlar.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Viva La Vida

Barcelona'nın bu muhteşem sezonuna damga vuranlardan biri de Coldplay'in Viva La Vida şarkısı oldu..

Tüm sezon boyunca soyunma odasında ve takım otobüsünde çalınan bu şarkı Guardiola'nın favori şarkısıydı ve tüm oyuncular tarafından da çok beğenildi.

Xavi şarkının kendilerine ilham verdiğini ve motive ettiğini;
Piquet de şarkının sözleriyle gaza geldiklerini belirtiyor;

Dani Alves ise hiç uzatmamış ; Ben İngizilce anlamıyorum bu yüzden şarkı da bana bişey ifade etmiyor. Gerçi nakarat İspanyolca ama ;

Şarkı, Barcelona'nın kupayı kutladığı Neu Camp turunda ve zaferle ilgili hazırlanan resmi kliplerde de kullanılıyor.

İşte şampiyonluğun şarkısı ;

28 Mayıs 2009 Perşembe

Campeone!


Barcelona zaten maça 1 - 0 önde başladı. Bir takımın Şampiyonlar Ligi Finali gibi tarihi bir geceye home forması yani herkesin onları bildiği tanıdığı klasik formasıyla çıkması önemlidir.

Manchester United "Kırmızı Şeytanlar"dır. Futbolcuları klasik kırmızı formayla sahaya çıktıklarında kendilerini daha iyi hissederler , taraftarlar da..Keza Barcelonada parçalı bordo mavi formasıyla kazınmıştır dünya futboluna..Bu maçta piyango Manchester'a vurmuştu. "Şeytanlar", "Melekler" gibi çıktı sahaya bembeyaz..Santrada Barcelona 1 - 0 öndeydi zaten parçalı klasik formasıyla..


Dünkü yazımda Alex Ferguson'un Pep Guardiola'ya tecrübesiyle ağır bastığını söylemiştim. Bir kez daha gördük ki akıl yaşta değil başta , keramet de futbolculardaymış. Barcelona her şeyiyle ağır bastı dün gece. Manchester United bir Şampiyonlar Ligi finalinde düşülmeyecek hallere düştü. İkinci yarı bir 20 dakika dalga bile geçti Barcelona. Hiç top vermeden sürekli bir akış halinde oynadılar. İngilizler anlamsızca adam kovalamaktan yorulup maçı bıraktılar. Alex Ferguson, Cristiano Ronaldo, Rooney hepsinin gururu incinmişti , sinirleri ve hazmedemediklerini her hareketleriyle gösterdiler.


Maçtan önce bütün dünya Messi mi Ronaldo mu diye tartışıyordu. Tabii ki Messi ama bence Xavi ve İniesta..Bu adamlar orta sahada lime lime futbol dokuyor , oyunu işliyor, rakibi bitiren pas trafiğini onlar şekillendiriyor.



Guardiola da abarttı biraz , insan ilk sezonunda herşeyi kazanırsa sonraya heyecanını nasıl taşıyacak di mi!!


Bu sene İspanya'da Katalanlar şov yapacak, onlar eğlenecek, onlar konuşacak..

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Final Countdown - Rome 2009


Çok güzel oldu finalin aktörleri..

Oscar Töreni'nde En iyi erkek oyuncu ile En iyi kadın oyuncu ödüllerini alan iki oyuncunun oynadığı yılın en iyi filmini izleyeceğiz sanki..

Yönetmen de önemli tabii. Bu maçın yönetmeni Sir Alex Ferguson olur , Guardiola da parıldayan yeni nesil yardımcı yönetmen. Sir, yarı finaldeki Chelsea-Barcelona eşleşmesini mutlaka baz alacaktır, Hiddink'in Barca'yı nasıl kitlendiğini ve bu sezon bunu yapabilen tek takım olduğunu da hesaba katacaktır. Orta sahada Barcelona'nın yoğun ayağa kısa pas trafiğini bozacak, sürekli topun oynanabileceği alanlarda kalabalık duracak ve yaratıcılığa imkan vermeyecek.


Guardiola ise Cristiano Ronaldo'yu ancak kademeli bir savunma ile kitleyebilir , O'nun dışında tüm birebirlerde Ronaldo ezer geçer..Eto'o United'ın fizikli savunması ile boğuşurken Henry ,Inıesta, Messi ve Xavi de O'nun açtığı kanallardan geçmeye çalışacak.

Gönlümde Barcelona , mantığımda Manchester önde gidiyor..

6 Mayıs 2009 Çarşamba

90 +3








Visca El Barca y Visca Catalunya



Futbolu bu kadar seyir zevki yüksek bir oyun haline getirdikleri, dünyanın her tarafındaki futbol seyircilerini pasa, gole, hücuma doyurdukları için bu final Barcelona'nın hakkıydı..
O gol de , bu sene yaptığı inanılmaz çıkışla adını dünyanın en önemli orta saha oyuncuları listesinin başlarına taşıyan İniesta'nın..

Avuç patlatan bir alkış da , gittiği her takımda hem de çok kısa vadede kalıcı değişiklikler yapan, o takımı bulunduğu tüm yarışmalarda sonuna kadar taşıyan, taktik dehası Hiddink'in ve Şampiyonlar Ligi'nde son 5 yılda 4 kere yarı final, 1'inde de final oynayan Chelsea'nin hakkı..

3 Mayıs 2009 Pazar

Fiesta Barcelona




Cumartesi gecesi Katalan olmak vardı. Barcelona'da yaşıyo olmak ,maçı şehir merkezinde cupitolar eşlğinde toplu halde izlemek..Maçtan sonra Placa Catalunya'ya gitmek , çılgın kalabalığa karışmak , dilek çeşmesine tırmanmak , kendini kaybetmek..

El Classico'dan Hisse


Aragones'in İspanyasının neden Avrupa Şampiyonu olduğu; Fenerbahçe'sininse neden olamadığını Cumartesi gecesi bir kez daha gördük. Orta sahanda Xavi ile İniesta oynuyorsa zaten Avrupa Şampiyonu olma ihtimalin %50 olmuştur , e bi de Puyol, Torres, David Villa falan , olursun yani..

Fenerbahçe futbolcu kadrosundan bu futbolun aynısını beklemek ise ancak yaşlılık olabilir. O kadar fazla koşup , o kadar olumlu top kullanan iki orta saha oyuncusu ile her sistemi oynarsın aslında.


Dünkü Fenerbahçe de aslında Avrupa Şampiyonu İspanya gibi oynayarak kazandı maçı. Sürekli ayağa pas yapıp topu Beşiktaş'a neredeyse hiç vermediler. Beşiktaş hiç maça hakim olamadı. Biraz sallasalar devrileceği Holosko'nun golünde belli olan ,stoper özellikleri hiç olmayan, hamlesiz Gökhan Gönül'ü bir kez bile zorlayamadılar. Maç boyunca baskı kurup Fenerbahçe'yi hapsettikleri beş dakika bile olmadı. Fenerbahçe'nin tüm derbi maçlarda iyi sonuç alması da Aragones'in pasa dayalı sistemini disiplinle bir tek bu maçlarda uyguladığı içindi. İlginç bir tespitim de , genelde bu sezon Alex'in derbi maçlarda oynayamamasının da Fener'in sistemi iyi uygulamasına yardım ettiği şeklinde. Bu orta saha yapısını Alex'le kurduğun zaman, o sistemi oynamak biraz daha zorlaşıyor. İşte o düzen başka bir oyun kurgusu gerektiriyor ama Aragones'de o esneklik yok ne yazık ki..