NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2011 Perşembe

Türkler Uçuyo



İnsan kendini evinde hissedince neler yapıyor ;

Bu vesileyle Türk Hava Yolları'nın Dünya Basketbol Şampiyonası zamanında Milli Takım Sponsorluğu'na atfen yaptığı reklamı da bir kez daha saygıyla analım..

18 Şubat 2010 Perşembe

Virtual Reality

59.NBA All-Star maçı Pazar gecesi Dallas'ta oynandı..
Bu olayı bu şekilde yukarıdaki gibi yazınca nasıl da basit, her yıl olan bir habermiş gibi gözüküyor değil mi ?
Bir de, bu haberin ekleri olan gecenin tefrikalarına bakalım..Tefrika diyorum ; çünkü tarihe geçen bir olayın kanıtlarını kastediyorum..Bir seviye atlamanın ; sporun gittiği veya geldiği noktanın kanıtının yaşandığı ve Guiness Rekorlar Kitabı dahil birçok şeyin de dahil olduğu bir geceden kalan resimleri..


108713 mü ? Nasıl yani ? Bir basketbol maçından bahsediyoruz ; kapalı salonlarda oynanan , 10 oyuncunun bir topu sepete atmak için uğraştığı takım sporundan..
108713 kişiyi bu sporun en iyilerini izlemek için aynı yere toplamak nedir ?
Biletini almakta gecikmiş bir Dallas'lı maçı nasıl bir açıdan izleyecek diye düşünüyorsun ; Cevap şöyle birşey heralde ;


Tarihin en kalabalık basketbol maçını yerinde izlemeye gelerek Guiness Rekorlar Kitabı'na giren 108.713 kişiden biri olmuşsun ; koyar mı o adamların küçük gözükmesi!

Sahadakilerin hissiyatı nasıldır acaba ? Yüksek bütçeli, devrim yaratacak bir bilim kugu filmi için hazırlanmış bir sette hünerlerini sergileyen aktörler gibi olsa gerek, şu ifadelere baksana ;







Maç 141 - 139 bitmiş , Dwayne Wade All-Star MVP olmuş ; da..ne yazar ?
Önemli olan "Oradaydım" diyebilmek..

15 Haziran 2009 Pazartesi

Jack Nicholson Ortaya 3'lü Çektir Taraftara

Dün gece Jack Nicholson'ın gecesiydi. Los Angeles Lakers'ın en sadık taraftarı dün gece 2009 Dünya Şampiyonluğu'nu birçok ünlü arkadaşıyla birlikte kutladı. Tribünler sanki Oskar Ödül Tören gibiydi..Yukardan aşağı ;

Jack Nicholson, Zac Efron, Denzel Washington, Rhianna, Spike Lee, Leonardo Di Caprio, P Diddy, Eva Longoria - Tony Parker, ve daha birçok ünlü..

"In Hedo we trust" ; Biz de bunu gördüğümüz için kendimize finalden pay çıkaran şanslı ülkeyiz..Teşekkürler Hedo..









9 Mart 2009 Pazartesi

NBA - Oyunun Ötesi


Aslında olaya basit bakarsak , Turkcell Super Lig veya Beko Basketbol Ligi ile NBA arasında ne fark var ki? Birisi Amerika'nın Profesyonel Basketbol Ligi , diğerleri de Türkiye'nin profesyonel futbol ve basketbol ligleri..


Ama iki resim arasında bile dağlar kadar fark var di mi? Hatta ,iki resimin de bir basketbol lig maçı olduğunu söylemek bile zor..

NBA, markalaşmış, kendi başına marka olmuş bir organizasyon. Dünya üzerinde NBA markasının bilinmediği , takip edilmediği yer yok denecek kadar az. Peki, bu başarının sırrı ne? Bizim ligimizden, ya da Avrupa'daki diğer sportif organizasyonlardan ne farkı var?

Aslında, farklar çok büyük. NBA'in çoğumuzun bilmediği bir organizasyon yapısı var. Herşey öncelikle pazarlama değeri düşünülerek geliştirilmiş. Sportif rekabet , takımlar , oyuncular, koçlar, hakemler kısacası NBA'i oluşturan tüm unsurlar NBA markasının var olması, büyümesi ve duyurulması için kullanılan maaşlı çalışanlar gibi düşünülebilir esasen. NBA'de oynayan tüm takımlar aslında birer "franchisee". Yani, birer şirket. Tüm bu takımların(şirketlerin)logo,isim ve lisans haklarının kullanımı da NBA'e devredilmiş durumda.NBA, ligin(NBA markasının) değerini yükseltmeye çalışıyor ve ortaya çıkan büyük pastadan da tüm franchisee'lere kar payını dağıtıyor. Bununla beraber, ligde yer alan tüm takımların uyması gereken kuralları da NBA koyuyor ve takımların tamamı bu kurallara bağlı olarak transfer yapabiliyor , kadrosunu kuruyor , salonunu inşa ediyor ve ligdeki dişlilerden biri oluyor. Ama esas olan lokomotifin kendisi, yani NBA markası.

Bizde olduğu gibi kulüpler dernek statüsünde değil, şirket statüsünde ve ligde yer alan bu 29 şirket bir yandan bireysel olarak gelir elde etmeye çalışırken, diğer yandan da NBA markasının oluşturduğu daha büyük şemsiyenin altındaki daha büyük pastadan daha büyük dilimi koparmaya çalışıyor.
Mesela Los Angeles Lakers Çin'de kendi ürünlerini satan bir dükkan açmakla uğraşmıyor , bunu yerine NBA logolu tüm ürünleri satma ve pazarlama işini NBA organizasyonu yapıyor , dünyanın her yerinde lisansiyeler ile anlaşarak ürün geliştiriyor , bu ürünleri pazarlayacak distribütörlerle anlaşıyor , mağazalar açıyor , iletişim ofisleri kuruyor. NBA'in yayın haklarını dünyanın her tarafına pazarlıyor , NBA markası ile etkinlikler düzenliyor, sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunuyor ve tüm bunlar sayesinde NBA markası dünyanın en çok bilinen markalarından biri haline geliyor ve dünyanın her köşesinde tüketiliyor. Los Angeles Lakers takımı da, salondan elde ettiği bilet ve sponsor gelirlerinin yanında , NBA'in logosunu kullanarak sattığı ürünlerden elde ettiği global kazançtan da payını alıyor.

Basketbol sporu, sahada yaşanan rekabet, haftanın en güzel hareketleri, setler, koçlar, oyuncular hepsi birer aktör aslında..
Sektör eğlence sektörü , amaç ise insanlara eğlenebilecekleri ve zaman geçirebilecekleri ortamı yaratıp ekonomiyi büyütmek , yani bir spor için söylemeye dilim varmasa da "para kazanmak"...

NBA'in yanına , NFL , NHL , MLS ve Formula 1'i de ekleyebiliriz. Hepsinin yapısı birbirine benziyor. Tüm organizasyon ligin toplam marka değeri ve bilinirliğini artıracak regülasyonlar koyup ,global pazarlama gücünü artırma amacını güdüyor. Takımlar birer şirket, oyuncular birer çalışan, taraftarlarsa tüketiciler..