spain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2009 Pazartesi

İspanyol Modası


İspanya Milli Takımı'nın bu yaz Konfederasyon Kupası'nda mücadele ederken giyeceği formalar Türkiye Milli Takımı'dan önce basına tanıtıldı ve sponsor adidas'ın hazırladığı formaları ilk kez Cumartesi günü bizim maçta giydiler.

Tanıtım filminde konsept "Nothing is impossible" yani "Hiçbirşey İmkansız Değildir". İspanya tarihinde hiç Konfederasyon Kupası'nı kazanmamış. Kampanyada oyuncular bunu vurgularken , bir yandan da Euro 2008'in de imkansız olarak görülen bir başarı olduğu görüntülerle anlatılıyor.

Keşke bizim sponsorlarımız da böyle gelecekteki başarılara bizi motive eden temalar işleseler..

10 Mart 2009 Salı

Huntelaar'ın koltuğu


Klaas Jan Huntelaar, Real Madrid'in devre arası kurtarma paketinin en önemli halkasıydı. Hollanda'da iki sene üstüste 33'er golle gol kralı olup Real Madrid'e 20 milyon €'luk bir bedelle transfer olmuştu.
Ama işler Huntelaar için hiç de iyi gitmedi, Real Madrid'in 10 maçlık galibiyet serisi boyunca hep yedekti. Şampiyonlar Ligi'nde ise bırakın gol atmayı , ismini UEFA'ya bildirilen takım listesine bile yazdıramadı. O ayrılmak istiyor , Madrid gazeteleri de karikatürlerle durumu anlatıyor.

1 ay öncesi..

Şampiyonlar Ligi için takıma güç katacak kişinin açıklanması

Bugün..

Huntelaar'ın Şampiyonlar Ligi maçlarını izleyeceği koltuğun açıklanması..

16 Şubat 2009 Pazartesi

" Mes Que un Club "



Bir Takımdan Fazlası..

İşte, Barcelona'da yaşayan Katalanlar için futbol takımlarının değeri , gönüllerindeki ve hayatlarındaki yeri budur. "El Barca" kolayca adlandırılamayacak bir organizasyonun ve tarih sayfalarında yer bulmuş bir sosyal kavganın sembolü , bayrağıdır.

Barca , bir ulusun devlet olmak için ihtiyaç duyduğu semboldür.

Eğitim için gittiğim Barcelona'da yaşadığım 1,5 sene boyunca buradan gitmeden önce İspanya ve Barcelona ile ilgili hiç bilmediğim ve orada yaşamadan çok da anlaması mümkün olmayan bir kültürü tanıdım ; Katalan Kültürü..
"İspanyol değil" , "Katalan"..
Bir Barcelona'lı için çok kesin çizgilerle ayrılmış ve doğuştan gelen bir gerçektir bu ; Katalan Olmak ! Bununla her zaman, her yerde, her şekilde gurur duyup, bunu hep ön plana çıkarırlar. İspanyolca değil Katalanca konuşurlar (ki Katalanca tamamen farklı bir dildir), okullarda Katalanca eğitim verirler. Belediye Binası ve Polis Merkezi'nin olduğu meydanda, bu binaların tam karşısında Katalan Parlamentosunu ve Katalan Emniyet Müdürlüğü'nü görürsünüz , ki Barcelona içinde bunların sözü geçer.

Barcelona'yı bir takımdan fazlası , Katalanlar'ın "el Barca"sı yapan hikayeye gelelim ;

1930'larda İspanya İç Savaşı sıralarında, El Caudillo (General Franco)'ya en çok direnen bölge Katalunya olmuştur. Madrid'li olan Franco koyu bir Real Madrid taraftarıydı ve ülkedeki Castillan'lar(Madridliler) hariç tüm diğer etnik gruplara karşı ayrımcı bir yönetim gösteriyordu. Bu yüzden Barça-Real Madrid maçlarında Nou Camp tamamen doluyordu. Franco'nun yasakladığı Katalan bayrakları stada asılıyor, maç sonunda taraftarlar, futbolcular kadar yorgun oluyorlardı. Katalunya varlığını sadece Nou Camp'ta sürdürüyordu ve Franco'nun el sürmeye cesaret edemediği tek Katalan sembolüde Barça'ydı. Susturulan bir ulusun futbolla başkaldırışıydı bu. Gerçi Franco öleli çok oldu ama Barça hala Katalonya'nın sembolü. İşte bu yüzden Barça, Katalonya'da kutsal sayılıyor. Yine işte bu yüzden Barcelona kurulduğundan beri kutrsal bayrak saydığı formasına ticari kazanç sağlayacağı bir reklam almıyor. Son iki sezondur formalarında gördüğümüz Unicef reklamı da tahmin edebileceğiniz gibi yardım amacı taşıyor.

Barcelona'da Camp Neu'nun bulunduğu Les Corts caddesi her maç günü şehrin her yerinden akan 100.000 Katalan ile dolar, onların marşları ile inler. Kavga ile savaşla ve nefretle değil ; sporla bayraklarını dalgalandırmak , seslerini duyurmaya çalışırlar..
Saygı duyulacak bir takımın saygı duyulacak öyküsüdür..

2 Şubat 2009 Pazartesi

Tarih affetmez



Zaten hatırlayacak tarih her şekilde onları..Yine de kesin bir imza atalım , çıkmasın dediler..Hem de aynı hafta sonunu beklediler..

Dünyanın en iyi takımının tarihinde lig maçlarında en çok gol atan futbolcu olmak!!Bu hafta sonu attığı golle 307 gol oldu Raul..Ve sonunda bu alanda da Alfredo DiStefano'yu geçti. Zaten 64 golle UEFA Champions League'in , 66 golle UEFA organizasyonlarının en golcü futbolcusu idi , toplamda attığı gollerle de Real Madrid'in..Sonunda kırılmadık bir bu kalmıştı, onu da kırdı Raul..

Messi daha çok bireysel rekorlar kıracak ,kupalar alacak bu belli ama Barcelona'nın 5000. golünü atmak da ona nasip oldu. Küçük adam, 60'ta Barcelona 1 - 0 mağlupken oyuna girip önce 4999. golü attı , 5000 benim hakkım mesajı verdi , sonra da yine ufak bir büyü yaptı, hem Barca'yı ipten aldı , hem de tarihe adını yazdı..

Tebrikler..

29 Ocak 2009 Perşembe

İspanyol Fotospor


Marca'nın bugünkü spor manşeti ;

" Sürpriz imza Yattara olabilir"

İspanya'da tabloid spor basını tiraj artırıcı transfer haberleri yayınlar.
E Madrid basınının da, bu sene zaten sportif anlamda yayınlayacak fazla birşeyi yok. Malum Barcelona ligin tozunu çoktan attı!!

Onlar da taraftarın ağzına iki kalem bal çalmaya çalışıyor..Ama bu bal da taraftarı kesmez ki yaa..

Yattara gelicek diye heyecanlanan bir Real Madrid taraftarı olabilir mi ki?
Ya da Yattara'yı tanıyan?
Peki Yattara gitse oynar mı ? Kolbastı oynar..